Gönlüme genişlik ver. İşimi kolaylaştır. Dilimdeki tutukluğu çöz. Tâ ki!.. sözümü iyice anlasınlar. Allah'ım sırlar semasının güneşi; nurların mazharı; Celâl dairesinin merkezi; Cemal feleğinin kudbu olan, Ehadiyete mensub Muhammed(asm) ın lâtif zatına salât ve selam eyle!
Allah'ım!
O’nun Sen’in katındaki sırrı ve O’nun Sana olan manevi Yâkınlığı hürmetine, korkumu emniyete çevir. Hatalarımı sil. Hüzün ve hırsımı gider. Benim destekçim ol. Beni benden alıp kendine götür, kendine Yâklaştır. Benliğimden geçmeyi bana nasib et. Beni nefsime meftun ve hislerimle perdelenmiş kılma. Bana her gizli sırrını aç.
Bana merhamet et. Ehli iman ve Talebe-i Kur'an’a merhamet et. Duamızı kabul buyur. Ey merhamet edenlerin en merhametlisi.! Ey Kerem sahiplerinden daha çok kerem sahibi olan Allah'ım!
Yâ Rabbî!
Yedi kebairi terk, beş farz namazı kılmayı, elden geldiği kadarda Sünneti Seniyye’ye uymayı sana söz veriyoruz. Yapmış olduğumuz günahları terk, Yaptığımızdan dolayı da pişmanlık duyuyoruz.
Pişmanız! Pişmanız! Pişmanız!
Yâ Rabbî!
Şu derslerde ki füyûzat hürmetine! Hastalıklarımıza şifâ-i âcili, borçlularımıza hakkıyla edayı, gurbette olanlara hayırlı vuslatı, yolcularımıza emniyet ve selameti, dertlerimize devayı nasip eyle. Fakirlik hakirlik eleminden bizi kurtar! Son nefesimizde kelime-i şahadeti nasib eyle...amin...inşallah yetim kalmış
ümmetin kurtuluşuna ve uhuvvetine vesile olur...
ÖZLÜ BİR DUA
Ya Rabbi!
Eğer imanıma bir şüphe girmiş ben de ondan tövbe etmemişsem ihlasla derim ki : Allah'tan başka yaratıcı yok, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.
Ya Rabbi!
Eğer bilmeden Müslümanlığıma küfür karıştırmışsam, derim ki: Allah birdir, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.
Ya Rabbi!
Eğer Allah'ı birlememe şirk girmişse, ben de bunun farkında değilsem ihlasla derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.
Ya Rabbi!
Eğer bilmeden seni tanımamda yanlışım varsa derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.
Ya Rabbi!
Eğer bilmeden amelime riya ve kendimi beğenme duyguları karışmışsa derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.
Ya Rabbi!
Eğer farkında olmadan kalbime küçük ve büyük günahların fitnesi girmişse derim ki: Allah bir, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.
Ya Rabbi!
İmanımı gönülden tazeleyerek, ihlasla derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.
Ey diri olan!
Ey ebedi var olan!
Ey izzet ve ikram sahibi olan!
Ey gücün, şerefin ve büyüklüğün sahibi olan Allah'ım!
Halimi düzelt, işlerimi güzelleştir, beni bela ve fakirliğin acılarından koru, düşmanların şerrinden, şeytanın aldatmasından, nefsin arzularından, saptıranların saptırmasından beni koru ey Rabbim!
Ya Rabbi!
Beni çok ibadet eden salihlerden ve şükreden zenginlerden eyle… dini ve dünyevi bütün işlerimi düzene koy. Hayırlı nimetlerimi sonuna erdir.
Ya Rabbi!
Ömrümün son zamanlarında, ölüm anında kalbimi ve dilimi imanla doldur. Bana son anda; şehadet ederim ki, Allah birdir ve yine şehadet ederim ki, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) O'nun elçisidir demeyi nasip et.
SEDEF ÇİÇEĞİ: Mahkeme Salonunda, Seksen Yaşlarındaki Çiftin Durumu İçler Acısıydı… Adam İnatçı Bakışlarla, Suskun Ninenin Ağlamaktan İyice Çukurlaşmış Gözlerini Ve Bıkın Bakışlarını Süzüyordu…Hâkim Tok Sesiyle Kadına: “ Anlat Teyze Neden Boşanmak İstiyorsun? ” Yaşlı Kadın Derin Bir Nefes Çektikten Sonra Baş Örtüsüyle Ağzını Aralayıp, Kısılmış Sesiyle Konuşmaya Başladı:“Bu Herif Yetti Gayri… 50 Yıldır Bezdirdi Hayattan… “ Sonra Uzunca Bir Sessizlik Hakim Oldu, Mahkeme Salonunda… Sessizlik Bu Tür Haberleri Her Gün Manşet Yapan Gazetecilerden Birinin Flaşıyla Bozuldu… Kim Bilir Nasıl Bir Manşet Atacaklardı, Yaşanmış 50 Yılın Ardından? Çok Sayıda Gazeteci İzliyordu Davayı…Kadın Neler Diyecekti? Herkes, Onu Dinliyordu… Yaşlı Kadının Gözleri Doldu Ve Devam Etti:“Bizim Bir Sedef Çiçeği Vardı, Çok Sevdiğim… O Bilmez…50 Yıl Önceydi…O Çiçeği Bana Verdiği Çiçekler Arasından Kopardığım Bir Yaprağı Tohumlamıştım, Öyle Büyüttüm...Yavrumuz Olmadı Onları Yavrum bildim. Bir Süre Sonra Çiçek Kurumaya Başladı.O Zaman Adak Adadım. Her Gece Güneş Doğmadan Önce, Bir Tas Suyla Sulayacağım Onu Diye... İyi Gelirmiş Derlerdi...50 Yıl Oldu, Bu Herif Bir Gece Kalkıp Bir Kere De Bu Çiçeği Ben Sulayayım Demedi. Ta Ki Geçen Geceye Kadar... O Gece Takatim Kesilmiş Uyuyakalmışım...Ben, Böyle Bir Adamla 50 Yıl Geçirdim. Hayatımı, Umudumu, Her Şeyimi Verdim. Ondan Hiçbir Şey Görmedim. Bir Kerecik Olsun, Benim Bildiğim Görevlerden Birisini Yapmasını Bekledim. Onsuz Daha İyiyim, Yemin Ederim."Hâkim Yaşlı Adama Dönerek: "Diyeceğin Bir Şey Var Mı, Baba?" Dedi.Yaşlı Adam Bastonla Zor Yürüdüğü Kürsüye, O Ana Kadar Suçlanmış Olmanın Utangaçlığını Hissettiren Yüz İfadesiyle, Hâkime Yöneldi. Tane Tane Konuştu:"Askerliğimi Reisicumhur Köşkünde Bahçıvan Olarak Yaptım. O Bahçenin, Görkemli Görünümüyle Büyümesi İçin Emeklerimi Verdim. Fadime'mi De Orada Tanıdım. Sedefleri De...Ona En Güzel Çiçeklerden Buketler Verdim.
İlk Evlendiğimiz Günlerin Birinde, Boyun Ağrısı Nedeniyle, Onu Hekime Götürdüm. Hekim Çok Uzun Süre Uyanmadan Yatarsa, Boynundaki Kireç Sertleşir, Kötüleşir Dedi. Her Gece Uykusunu Bölüp Uyansın, Gezinsin Dedi. Hekimi Pek Dinlemedi Bizim Hatun...Lafım Geçmedi...
O Günlerde, Tesadüf, Bu Çiçek Kurumaya Yüz Tuttu.Ben Ona: "Gece Çiçek Sularsan Geçer", dedim. Adak Dilettim...Her Gece Onu Uyandırdım Ve Onu Seyrettim.O Sevdiğim Kadını, Yavrusu Bildiği Çiçekleri Sularken Seyrettim.Her Gece, O Çiçek Ben Oldum Sanki..." Dedi Adam.O Yaştaki Bir Adamdan Beklenmeyecek İfadelerle."Her Gece, O Yattıktan Sonra Uyanır. Saksıdaki Suyu Boşaltırdım. Sedef, Gece Sulanmayı Sevmez, Hâkim Bey...Geçen Gece De... Yaşlılık... Ben De Uyanamadım. Uyandıramadım...Çiçek Susuz Kalırdı Ama Kadınımın Boynu Yine Azabilirdi... Suçlandım... Ama Sesimi Çıkartamadım..."O anda Gazeteciler Dahil,
Sevgililer günü ya bugün. O'nun için bir şey yap !
O'na (cc) kendini beğendir bugün ! "Seviyorum" diyorsunya. Hadi göster sevgini..! O(CC)neyiseviyor,neyisevmiyoröğren!ve
Sev O'nun sevdiklerini, sevmediklerinden uzaklaş! Ki, O da sevsin seni. Seven elbet sevilir ama, lafta kalmasın sevgin. Hadi bugün göster O'na sevgini!.. Sevgililer günü ya bugün.. Bilirsin, seven hep sevdiğini anlatır, "Bülbülün yüz hikâyesi varmış, hepsi de gül üstüne.." Bugün, ulaşabildiğin herkese O'nu (CC) anlat! O'nu ve O'nun en sevdiğini (SAV). Telefon la, yüzyüze, kavlen ve fiilen O'nu anlat ! O, sana senden de yakın olanı... O, seni senden de iyi bileni.. O, sen O'nu bıraksan da seni asla bırakmayanı.. O, en güzel sevda türküsünü ölümsüzlük bestesini. Sevgililer günü ya bugün... Bilirsin, seven hep sevdiğini düşünür ya.. Bugün sen de hep O'nu düşün! O'nun hoşuna gidecek bir şey yap! Memnun et O'nu..
Meselâ;Şimdiye dek isteyip te yapamadığın bir emrini uygula bugün! Eğer örtülü değilsen, hiç çıkarmamak sözüyle, Bir başörtüsü al kendine! Kılamıyorsan, bugün namaza başla!
Meselâ; "Kur'anı mutlaka öğreneceğim" de! Biliyorsan, öğretmek için bir talebe bul kendine! Bir ayet ezberle ve uygula onu!.. Bugün bir hadis öğren ve öğret onu!..
Meselâ;bugün Sevgilini (CC) en az bir kişiyle tanıştır! Hiç tanımadığın birine selam ver! Bir yetimin başını okşa! Bir çocuğu sevindir bugün!
Meselâ;İşyerine giderken O'nu hatırlatacak bir hediye götür bugün, Ya da çal komşunun kapısını,yüreğini bölüş, O'nu (CC) anlat bu vesileyle.. Bugün O'nun için bir şey yap! Ama yalnız O'nun için.. Nefsini hiç karıştırma ! Cennet hesapları yapma bugün, karşılık bekleme! Pazarlıksız, riyasız olsun her yaptığın. Bugün şöyle bir düşün! Sevdiklerine ve hatta sevmediklerine, Ne kadar çok vakit ayırıyorsun?.. Fanî dediğin şu dünya için ne kadar çok çalışıyorsun?..
Yarım saat sürecek bir ziyaret için, On dakika sürecek bir yemek için, mutfak ta ne kadar kalıyorsun?.. Nazlıca ağlayan yavrunun sesiyle nasıl fırlarsın yatağından, o soğuk gecede ?.. İşveren,in ay sonunda vereceği üç kuruş için nasıl kahredersin kendini ?.. Sınıfı nı geçebilmek için, iyi not alabilmek için, nasıl geceni gündüzü ne katarsın ? Eşini, çocuklarını, anneni, babanı, nişanlını memnun etmek için nasıl da çırpınırsın. Tüm bunlar ve senin de ekleyebileceğin dahaları için yaptıklarının, söyle, yüzde kaçını Allah için, Habibullah için yaptın bugüne kadar ? Evet bugün sevgililer günü.. Sen de buluş Sevdiğin le bugün ! At kendini seccadeye, bir tövbe et, dönmemecesine..
O'nun sevmediği her şeye " elveda " de! Gözyaşların armağan olsun O'na..
...Y A Ş A M A K... Bir lokma ekmeğin kavgasıdır , yaşamak Bir lokma ekmeği paylaşmaktır, sofrada Aile kurup çocuğa karışmaktır,belki Topluma ait almaktır,mesai saatlerinde Akşamları özlemle eve doğru koşmaktır. Yarını düşünerek geçirilen bu günlerdir. yaşanmamış yarınlar için olmaktan ibarettir. İki kişinin bir canda bedende olmasıdır geçmişe hasretin geleceğe tecrübesidir Bir toplum için kazanılan savaştır,meydanda Bir gönül aşkını,nefes nefese aramaktır Bir aşık için sevdiceğidir, can veren yüreğidir Yarınlar için hayal kurmaktır,ümit etmektir Gece ile gündüzün birbirini izlemesi gibi bir ritimdir Çiftçinin gözlerinde ki bir parlamadır yaşamak Bir ankaralı için barajların dolmasıdır Toprağa düşen ilk nisan yağmurudur,belki Yıllar sonra bir geç kalmış bir tebessümdür. Gül yüzünde bir gülümsemedir,bana ait olan Geçmişteki anılarımızdır,hasret ve hüzün dolu Bilinç altımda kalan son kırıntılarımdır,sakladığım Gökkuşağı altında yağan yağmur damlalarının altında Ellerimin arasındaki saçlarından damlaların toprağa düşmesidir Yağmur altında dudağından gelen bir öpücüktür. Hiç bir zaman olmayacak hayaller kurmaktır Yarınlarda şu anın bugünlerde dünlerin eseridir Yaşamak birilerinin ölümüdür,göz koyulmuş topraklarda Bir damla için binlerce kan dökmektir, yaşamak işte budur İnsanoğlu demişler bu zalim hayvana,bencildirunutma. Kendini kelimeleri ile iyi anlatır,ince ayar verir nedeolsa Güçlü olan kazanır,kötü bile olsa katliam bile yapsa yaptıklarına bahanesidir gelecek kaygısıdır,haklıdır Toplumların içine nifak tohumları ekerken görülmez Etkiler yeni yetmeleri ,gözleri boyar ,hayalleri çalar 7 0 milleti birbirine katar,benimde gözlerim dolar İşte yaşamak bunlara kaygıyla seyirci kalmaktır Yaşanmayacak yarınlar için boş düşler kurmaktır.
Geçmişi düşünerek üzülme. Geleceği düşünerek kedere girme. Ölüm yanı başımızda nefes alıyor. Zamanın değerini bil ve gülümse..
Nerdesin Ey Nebi… Ey sevgili efendim nerdesin söyle Yüreğim öyle yaralı ki seni andım Nerede kaldı bıraktığın o şefkatin Seninle anılan gül, bitmeyen sevgin
Yüreğimiz yanıyor, her an seni anıyor İçimiz kanıyor, her an rahmetini arıyor Ümmeti Muhammet kaynıyor, dağılıyor Senin aşkınla yanıyor hasretine kanıyor
Ne olur ey Nebi bir ses katresi dahi kâfi Senin ümmetin olmanın kadrini bilemedik Bıraktığın emanetlere hiç sahip çıkamadık Dağıldık, şevksiz bir denize daldık kaldık
Ey Muhammet mücteba benim efendimsin Son elçisin, rahmet peygamberisin şerefsin Her şeyimizsin, nihayetimizsin şefaatçimsin Sen bilirsin, haber vermiştin peygamberimsin
Öyle mahzunum ki bilsen, hezeyanım hadsiz Nefsim bir rezalet içinde, eğitimsiz ya rasulallah Kalmadı meclisler, şuralar, müctehidler, önderler Tuğyan hadsiz, Müslüman desteksiz yalnız ve sensiz
Seni görmekten, Seni duymaktan aciz… Neredesin ey Rasûl, neredesin Yâ Rasûlallah? Bu dava mahzun, bu dava garip, bu dava öksüz büyüdü. Bir Veysel, Seni tâ Yemen’den görürdü. Görürdü de, Senin dişini kıran o taşa üzülürdü, Üzülürdü d